Ketojenik Diyetin Tarihçesi

Ketorejim / Makale

Ketojenik diyetin kökleri çok eskilere dayandırılabilir. Diyetin, epilepsi tedavisinde kullanılan yöntemlerden biri olduğu iddia edilir. Hipokrat tıp uygulayıcıları, diyet ve oruç tutma tedavisinin başarısında büyük bir rol oynayan bu diyet ile epileptik nöbetleri ve beraberindeki epilepsi semptomlarını tedavi edebileceklerine inanıyorlardı. Ketojenik diyet, 1920’lerde ve 1930’larda refrakter çocukluk çağı epilepsisindeki nöbetleri kontrol etmede etkili bir tedavi yöntemi olarak da kabul edilirdi. Bununla birlikte, antikonvülsan ilaç Dilantin 1937’de ortaya çıktığında, kitleler ilacın içinde bulunan hızlı ancak geçici çözeltiyi kucaklayıp, hızlı ve doğal tedavi araçlarını kullanmayı bıraktılar. Neyse ki, Ketojenik diyet son zamanlarda bir canlanma gördü ki, bu da araştırmacıların nihayetinde tüm yağların kötü olmadığı ve çoğunlukla doğal besin kaynaklarında mevcut olan iyi yağların da olduğu konusunda hemfikir olduğu gerçeğiyle aynı zamana denk geldi. Ketojenik diyeti, doğal yağ tüketimine çok fazla vurgu yaptığından dolayı bu durum şaşırtıcı olmaz. Vücudunuzun kendine yakıt sağladığı değişimle doğal bir diyet seçeneğinin yeniden dirilişinden dolayı ve bu diyetten yararlanan kişiler arasında olduğum için mutluyum. Siz de yapabilirsiniz, sadece okuyun!